32farz.gen.tr https://www.32farz.gen.tr 32 Farz, 32 Farz Nelerdir ve 32 Farzın Önemi tr-TR hourly 1 Copyright 2018, 32farz.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Wed, 12 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Haccın Farzları https://www.32farz.gen.tr/haccin-farzlari.html Wed, 28 Nov 2018 23:31:11 +0000 Haccın Farzları, Hac kavramı Arapça kökenli bir kelimedir. Anlamı ise kutsal bir şahsı veya kutsal bir yeri ziyaret etmek amacıyla yola çıkmaya denir. Hac İslam'ın 5 esaslarından biridir. Bu nedenle belirli şartları taşı Haccın Farzları, Hac kavramı Arapça kökenli bir kelimedir. Anlamı ise kutsal bir şahsı veya kutsal bir yeri ziyaret etmek amacıyla yola çıkmaya denir. Hac İslam'ın 5 esaslarından biridir. Bu nedenle belirli şartları taşıyan Müslümanların hayatlarında bir defa yerine getirilmesi gereken farz bir ibadettir.  Hac hicretin 9. yılında farz kılınmış bir ibadettir. Hac mevsiminde dünyanın bir çok ülkesinden Müslümanlar beyaz ihram içinde Mekke'ye gelirler ve orda ibadet ederler. Haccın farzları biri şart, ikisi rükün olmak üzere üçtür. Haccın şartı ihramdır. Rükunları ise Arafat'ta vakfe ve ziyaret tavafıdır. Tavaf Mescid-i Haram içinde Kabe-i  Muazzama etrafında dönmek demektir. 3'ü vacip 4'ü farz olmak üzere 7 kere dönülür. 

Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hacc sahih olmaz.

  • Haccı ihramlı yapmak.

İhram: Haccı şartlarından biri olan ihram, hac ya da umre yapmaya niyet eden kişinin, başka zamanlarda işlemesi mübah olan bazı fiil ve davranışları, belirli bir süre kendisine haram kılması, yasaklamasıdır. İhrama girmiş olmanın gereklerinden biri olarak giyilen havlu ve benzeri türden dikişsiz kıyafetlere de halk arasında ihram denilmektedir. Ancak ihrama girmek sadece bu giyilen kıyafetlerle olmaz, İhrama Niyet ve Telbiye ile girilir. Niyet yapılacak haccın şeklini kalben belirtmektedir. İhrama giren kimseye, ihramlı olduğu sürece muhrim denir.

  • Kabe-i Muazzamayı Tavaf-ı Ziyaret etmektir.

Haccın FarzlarıTavaf: Tavaf, Mescid-i Haram içine Kabe-i Muazzama etrafında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vacip olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makam-ı İbrahim'in dışından dolaşarak da tavaf etmek caizdir. Kadınlar tavafta, Kabe'ye  yaklaşmamaları efdaldir. Kadına dokunmak ihtimali çok ise, Şafi'lerin Hanefi'yi veya Maliki'yi taklit etmesi lazım olur. Tavafı mescid dışından yapması caiz değildir. Tavafa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavaf-ı ziyareti  Arafat'tan sonra yapmak da farzdır.

  • Vakfeye Durmak  
Vakfe:  Arefe günü, Arafat'ın Vadi-yi  Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durulur. )]]>
Hadesten Taharet https://www.32farz.gen.tr/hadesten-taharet.html Thu, 29 Nov 2018 12:06:59 +0000 Hadesten taharet; namazın farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın farzları; 6'sı içindeki farzlar ve 6'sı dışındaki farzlar olmak üzere 12 tanedir. Namaz kılmaya başlamadan önce ve namaz sırasında bu farzların tam olarak y Hadesten taharet; namazın farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın farzları; 6'sı içindeki farzlar ve 6'sı dışındaki farzlar olmak üzere 12 tanedir. Namaz kılmaya başlamadan önce ve namaz sırasında bu farzların tam olarak yerine getirilmesi gereklidir. Aksi takdirde; kılınan namaz dini kurallar gereğince kabul edilmiş sayılmayacaktır. Her bir farzın sayfalarca incelenmeye değer; son derece güzel ve derin anlamları vardır. Fakat bu yazıda; diğer farzlardan genel olarak bahsedilmek kaydıyla "hadesten taharet" farzı ayrıntılı olarak incelenecektir.

Hadesten taharet nedir
Kişinin namaz kılmaya uygun bir şekilde bedenen temiz olması hadesten taharet farzı ile ilgilidir. Namazın dışındaki farzlarındandır. Hadesten taharet farzında belirtilen kurallar doğrultusunda; namaz kılacak kişi üzerindeki kıyafetler, vücut temizliği, vs. durumlar açısından yeterince temiz olmalı ve yasakları delmemelidir. 

Hadesten taharet için yapılması gereken temizlikler
Beden temizliği; söz konusu olan kire veya yasak duruma göre büyüklük açısından da farklılık gösterir. Örneğin; kişinin abdestinin ve beden temizliğinin tam olmasına rağmen kıyafetinin namaz kılamayacak derecede kirli olması; hadesten taharet açısından küçük bir durumdur. Söz konusu kıyafetin temizlenmesi ile yasak kolayca aşılmış olur, böylece hadesten taharet farzı yerine getirilmiş olur. Kıyafetler üzerindeki kirin ölçüsü ise mezhepten mezhebe farlılık gösterebilmektedir. Zaten genelde namaz kılınmadan önce uygun bir şekilde giyinilip buna göre hazırlık yapılacağından; kıyafetin ne kadar kirli olabileceği sorusu çok detayda kalan ve pek sorulmayan bir sorudur. Fakat özellikle kıyafeti kirlenecek işler yapan kişiler için bu durum önemli olmaktadır. (Örneğin maden işçileri) Çok detaylı ve kişinin özel hayatına fazlasıyla bağlı bir durum olması sebebiyle; bu duruma maruz kalanların hadesten taharet konusu için çevrelerindeki veya ulaşabilecekleri durumdaki alim makamına erişmiş kişilere danışması tavsiye edilir.

Hadesten Taharet
Hadesten taharet için önemli olan bir başka durum da vücudun temizliğidir. Kıyafetlerin kirlenmesi gibi direkt olarak vücut da kirlenebilir. Dolayısıyla bu durum da hadesten taharet farzı açısından bir engel teşkil edebilir. Tıpkı kıyafet temizliğinde olduğu gibi; ten temizliğinde de tolerans gösterilen durumlar farklılık gösterebilmektedir. Bu yüzden; çok özel ve detaylı bir durumda kalanların aynı şekilde uzman bir kişiye danışmaları tavsiye edilir. Bu özel durumlar dışında zaten adap gereği namaz kılmadan önce bedenin tüm kirlerden arındırılması esas olarak kabul edilmiştir.

Hadesten taharet için önemli olan küçük durumlar bunlardır. Kıyafet ve beden temizliği dışında; yine beden kaynaklı fakat biraz daha manevi olan durumlar vardır ki; bunlar hadesten taharet için en önemli olan durumlardır. Yani; hiçbir mezhepte ve hiçbir yorumda kesinlikle toleransı olmayan, kesinlikle yerine getirilmesi gereken durumlardır. Bunların başında namaz abdesti gelir. Hepimize çocukluktan beri öğretildiği üzere; namaza başlamadan önce mutlaka abdest alınması gereklidir. Ayrıca abdest özenli bir şekilde, kesinlikle aceleye girmeden alınmalıdır. Abdestin detaylarıyla ilgili farklı mezheplerin farklı yorumları vardır (abdest alırken konuşulup konuşulamayacağı gibi) fakat bunlar ayrı bir başlıkta incelenmesi gereken detaylı konulardır. Ayrıca; namaz sırasında abdest bozacak bir durumun gerçekleşmesi halinde; hadesten taharet farzı ihlal edilmiş olacağı için, namaz da bozulmuş olacaktır.

Hadesten taharet için çok önemli olan bir başka durum da; gusül abdestidir. Eğer kişi cinsel ilişkiye girmek, rüyalanmak, adet görmek, vb. suretle cünüp sayılacak bir duruma girdiyse, namaza başlamadan önce kesinlikle gusül abdesti almalıdır. Çünkü bu gibi durumlar; kıyafet kirliliğine benzer bir kirlilik yaratmasa da; Yaradan'ın]]> Kelime-i Tevhit https://www.32farz.gen.tr/kelime-i-tevhit.html Thu, 29 Nov 2018 20:51:11 +0000 Kelime-i Tevhit; İslamiyet'in açık davası, tevhittir. Yüce Allah (c.c.) peygamberlerini bu davaya hasıl olmak için göndermiştir. Tevhitte sayılamayacak kadar sırlar vardır. İslam hayatında tevhidin sırrını Allah Kelime-i Tevhit; İslamiyet'in açık davası, tevhittir. Yüce Allah (c.c.) peygamberlerini bu davaya hasıl olmak için göndermiştir. Tevhitte sayılamayacak kadar sırlar vardır. İslam hayatında tevhidin sırrını Allah'tan başka ilah yoktur, sözleri gerçek sırrıdır. İslamiyet, insanlarda ana hak ve özgürlükleri ile bu tevhit davasıyla karşılar. İnsanlar ana ve babadan doğma olduğu gibi, toplum karşısında da kanunlar önünde eşitliği sağlar. Tevhit nuru cevabı olmayan bir sorusu yoktur. Toplum gerçekleri karşısında huzuru ve sükunetini tevhit nuru ile sağlanır. Kur'an-ı Kerim'in hükmettiklerine tam manasıyla bağlılık göstermeden İslami tevhidin gerçekleşeceği yönünde olmaz. Tevhit sırrı, tasavvufi hayatıyla başlanır. Tasavvufi hayatı tevhit sırrında, Allah'tan başka varlık yoktur, gerçeğinde saklıdır. Tevhit, Allah'ı (c.c.) zatını, fiilinde, isim ve sıfatıyla birleştirip, tüm ibadetleriyle yalnızca O'na yapmaktır.

Kelime-i Tevhit üç çeşidiyle bütünlüğü oluşturur;

Rububiyyet Tevhiti; Allah'ı Teala'nın yaratan, sahip olan, öldüren, yaşatan, dirilten, rızıklandıran, yöneten, fayda ve zarar veren, dualara icabet eden, kaza ve kaderi takdir eden olduğuna inanmaktır. Rasulullah'ın (s.a.v.) dönemine ait müşrikler tevhitin bu türünü kabul görmüşler. Ancak bu, onları İslam'a girmelerine yeterli olmamıştır. Ve bugüne kadar insanlar durumunda da bundan farklı olmamıştır.

Uluhiyyet Tevhiti; İbadet sadece Allah'ın (c.c.) hakkı var olduğuna inanmaktır. Hiçbir ibadeti azda olsa Allah'tan (c.c.) başkasına yapmamaktır. Yaşama yetkisini de yalnız ve yalnızca Allah (cc)'a ait kılmaktır. Rasulullah'ın (s.a.v.) döneminin müşrikleri tevhidin bu türünü kabul etmiyorlardı.

Kelime-i Tevhit

İsim ve Sıfat Tevhiti; Allah'ın (c.c.) kendini Kur'an'da bahşettiği, Rrasulullah'ın (s.a.v.) sahih sünnetlerinde bizlere açıkladığı üzere, bütün noksanlıklardan uzak, kemal sıfatlara sahip oluşunai mahlukata benzemediğine inanılıp, bu isim ve sıfatları artırmadan, azaltmadan, saptırmadan, sapık tevillerden tevil etmeden, iptal etmeden, örnek ve nasıllık vermeden ve mahiyetini olduğu şekilde kabul etmektir.

Kelime-i Tevhit Arapça Okunuşu; "La ilahe illallah, Muhammedün Resulüllah."

Kelime-i Tevhit Anlamı; "Allah'tan başka ilah yoktur. Hazreti Muhammed (s.a.v.) Allah'ın Peygamberidir."

Kelime-i Tevhit Açıklamalı Meali;

La; Yoktur

İlahe; Hiç bir ilah.

İllallah; Ancak Allah'ı Teala'dan Başka.

Mmuhammedün; Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vessellem.

Resulüllah; Yüce Allah'ın c.c göndermiş olduğu Resulüdür.

Kelime-i Tevhit İle Hadis-i Şerifler;

La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin.

Haramlardan kaçmak, ihlasla, "la ilahe illallah" diyen Cennete girer.

Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir.

Zikrin (Allah'ı anmanın) en faziletlisi la ilahe illallah demektir.

La ilahe illallah demek 99 belayı önler. Bunun en aşağısı sıkıntıdır.

Benim ve diğer peygamberlerin dediği en üstün şey, la ilahe illallah sözüdür.

La ilahe illallah diyen, sözünde sadık ise, bütün günahları affedilir.

La ilahe illallah diyene, işlediği günahlardan dolayı kafir demeyiniz! Buna kafir diyenin kendisi kafir olur.

]]>
Setr-i Avret https://www.32farz.gen.tr/setr-i-avret.html Fri, 30 Nov 2018 19:38:32 +0000 Setr-i avret; namazın dışındaki farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın farzları 12 tanedir ve bunların 6 tanesi dışındaki farzlar, 6 tanesi ise içindeki farzlar olmak üzere ikiye ayrılır. Dışındaki farzlar; namaza başlamadan

Setr-i avret nedir
Kelime anlamıyla setr-i avret; edep yerlerinin örtülmesidir. Yani namaz kılacak kişi; kılmadan önce dini kurallarca belirlenmiş olan edep yerlerinin örtülü olmasına ve vücudunun göze batacak şekilde açık olmamasına dikkat edilmelidir. Setr-i avret uygulanırken tam olarak hangi kuralların geçerli olduğuna ve neler dikkat edilmesi gerektiğine değinilecek olursa; erkeklerde edep yeri diz kapakları ile göbek arası, kadınlarda ise el yüz ve ayaklar hariç tüm vücuttur. Yani; setr-i avret farzının yerine getirilmiş olması ve kılınacak namazın kabul olması için; yukarıda belirleen kurallar çerçevesinde edep yerlerinin örtüldüğüne dikkat edilmesi gereklidir. 

Burada erkeklerin setr-i avret şartı böyle basit iken kadınların neden tüm vücutlarını örtmesi gerektiği düşünülebilir. Ana hatlarıyla açıklamak gerekirse; erkeklerin vücudunda diğer insanlara karşı mutlaka örtülü olması gereken erkeğe has kısım diz kapakları ile göbek arasında bulunduğundan setr-i avret için alt sınır da bu olmaktadır. Kadınların ise setr-i avret farzını yerine getirirken daha üst şartlarda olmasının sebebi ise; kadın vücudunda kadınlara has olan kısımların daha çok olması ve fazla açık olması durumunda kadın vücudunun daha fazla dikkat dağıtacak olmasıdır. 

Setr-i Avret
Setr-i avret için sadece yukarıdaki şartların uygulanması yeterli midir
Namazın farzları konusunda en çok sorulan sorulardan biri de setr-i avret için sadece belirlenmiş olan alt sınırların yerine getirilmesinin uygun olup olmayacağıdır. Bu soruyu soran kişi aslında günlük hayatın içinden örnekler düşünerek kendi kendine cevap verebilir. Örneğin; mutlaka örtülmesi gereken kısım olarak erkeklerde diz kapakları ile göbek arası gösterilse de; hiç kimsenin sadece bir pantolon ve hatta sadece bir kapri şort giyerek namaza durmayacağı aşikardır. Edep yerleri esas alınarak daha ilkel anlamda belirlenen setr-i avret sınırlarından farklı olarak, yıllar içinde daha da gelişen ahlak ve toplum kuralları gereğince; namaz kılacak kişi ister istemez giyimine çeki düzen vermek, daha oturaklı bir kılıklı namaza durmak isteyecektir.

Kadınlar için de aynı durum ele alınacak olursa; namaza durmadan önce eller, ayaklar ve yüz hariç tüm vücut örtülerek setr-i avret yerine getirilmiş olsa da giyilen kıyafetlere dikkat edilmesinde fayda vardır. Örneğin; setr-i avret şartlarını yerine getirse bile vücut hatlarını belli edecek şekilde, dar kıyafetlerle namaza durulması da pek hoş bir durum olmayacaktır. Bunun için de daha bol kıyafetler kullanılarak setr-i avretin yerine getirileceği ve sonrasında namaza durulacağı aşikardır.

Genel bir açıklama ile setr-i avret; tanımı, uygulaması, vs. yönleriyle dikkat edilmesi gereken, değişen günlük hayat şartlarına göre çok iyi bir şekilde uyum sağlayan namaz farzlarındandır.
]]>
Oruç Tutmak https://www.32farz.gen.tr/oruc-tutmak.html Fri, 30 Nov 2018 20:59:31 +0000 Oruç tutmak İslamın üçüncü şartı ve her Müslüman müminin yerine getirmesi gereken bir farzdır. Oruç tutmak farzdır ve tutmamak da büyük bir günahtır. Oruç niyet edilerek imsak vaktinden güneş batıncaya kadar süren zaman Oruç tutmak İslamın üçüncü şartı ve her Müslüman müminin yerine getirmesi gereken bir farzdır. Oruç tutmak farzdır ve tutmamak da büyük bir günahtır. Oruç niyet edilerek imsak vaktinden güneş batıncaya kadar süren zaman dilimi içerisinde hiç bir şey yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden de mutlak suretle uzak durularak gerçekleştirilen bir ibadettir. Her Müslüman ramazan ayı boyunca bunlardan uzak kalarak ve orucu niyetli olarak tutmak zorundadır. Oruç tutmak yalnız aç ve susuz kalmak manasına gelmez. Oruç bir Müslümana sabrı, şükrü ve nefsini terbiye etmeyi sağlayan en anlamlı ibadettir. Oruç hicretin ikinci yılında farz kılınmış ve Bakara suresinin 15. ayetinde şöyle buyrulmuştur.

''Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizlere de farz kılındı. Ta ki korunasınız.'' Bakara suresi 15. ayette bu şekilde oruç buyrulmuştur. Ayrıca 185. ayetinde ise ''sizden kim bu aya (Ramazan ayı) erişirse oruç tutsun'' buyrularak oruç tüm Müslüman kardeşlerimize farz kılınmıştır. Peygamber Efendimiz de orucu İslam'ın 5 şartından birisi olarak bildirmiş ve Ramazan ayında tüm Müslüman aleminin oruç tutmasının farz olduğunu buyurmuştur. Peygamber Efendimiz oruç hakkında şöyle buyuruyor; ''Cennette -Reyyan denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde cennete yalnızca oruçlular girerler, o kapıdan onlardan başka hiç bir kimse giremez.

Oruç tutmak insanlara nefsini tutmayı ve kendine hakim olmayı öğretmektedir. Dahası oruç tutmak kişinin diğer insanlara ve Allah'a karşı saygı göstermesini öğretmektedir. Oruç tutmak en önemlisi de Allah'ın sözünü tutmayı öğreten bir ibadettir. Sosyal açıdan oruç tutmak insanlara kardeşliği öğreten en güzel ibadettir. Oruç Ramazan ayı boyunca tüm dünyadaki Müslüman kardeşlerin birbirini anlamasını ve fakirlere yardım etmesini sağlıyor. Oruç tutmak fiziksel açıdan da oldukça fayda sağlamaktadır. Oruç vücutta bulunan fazla sıvı ve yağı atmaya fayda sağlamaktadır. Kalp ve sinir sisteminin dengelenmesine fayda sağladığı gibi, kan dolaşımını da iyileştirmeye yarıyor. Bu nedenle oruç hem dinimiz gereğince gerekli bir ibadet hem de sağlığımız için oldukça faydalı bir durumdur.

Oruç Tutmak
Kimler Oruç Tutmalı
  • Müslüman kardeşler için oruç farzdır ve tutmalıdır.
  • Akli dengesi yerinde olan ve vücudu sağlıklı kişiler oruç tutmalıdır.
  • Seyehat durumunda olmayan kişilerin oruç tutması gerekir.
  • Olgun olan her bireyin oruç tutması şarttır.
  • Kendi hür iradesine sahip olan bireyler oruç tutmalıdır.
Orucu Bozan Şeyler
  • Farkında olarak ve bilinçli bir şekilde yemek yemek, su içmek ya da sigara içmek orucu bozmaktadır.
  • Bilinçli olarak istiğfar etmek de orucu bozan haller arasındadır.
  • Doğum yapılması ya da kadınlar için özel günlerde bulunulması orucu bozmaktadır.
  • İlişkiye girmek kesinlikle orucu bozar.
  • Kısa bir süreliğine de olsa kişinin şuurunu kaybetmesi orucu bozmaktadır.
Orucu Bozmayan Şeyler
  • Bir kişinin farkında olmadan bilinçsizce bir şeyler yeyip içmesi orucu bozmamaktadır.
  • Bilinçsizce istiğfar etmek kişinin orucunu bozmaz.
  • Kişinin kendi tükürüğünü ya da dışarıdan gelen kum, toz ve duman gibi maddeleri yutması orucu bozmamaktadır.
Oruç tutmak her Müslüman için farz olan ve Peygamberimiz tarafından da buyrulan ibadetlerden biridir. Ayrıca Peygamber Efendimiz'in bir hadisi şerifinde oruç tutmak ve bilinçsizce unutup yemek yemek ya da su içmekle ilgili şöyle buyuruyor; ''Eğer biriniz oruç tuttuğunu unutup, yemek yerse veya içecek içerse o zaman orucunu bozmamış oluyor, çünkü yediği ve içtiği Allah'ın verdiği nimetlerden biridir. Bu nedenle oruçlu iken unutarak bir şeyler yenilip içilmesi mutlak suretle orucu bozmayan haller arasında yer alıyor.
]]>
Necasetten Taharet https://www.32farz.gen.tr/necasetten-taharet.html Sat, 01 Dec 2018 17:54:24 +0000 Necasetten taharet; namazın farzlarından biridir. Bilindiği gibi namazın toplam 12 farzı vardır. Bunların 6'sı içinden, 6'sı da dışından farzlar olarak adlandırılır. İşte necasetten taharet; namazın dışındaki farzlardan temizlik

Necasetten taharet kaç çeşittir
Kaba necaset ve hafif necaset olmak üzere necasetten taharet iki çeşittir. Kaba necaset; isminden de tahmin edileceği üzere gözle görülür, büyük oranda pisliğe sebep olabilecek durumlardan arınılmasıdır. Yani; insan veya hayvan kanı, namaz abdestini veya gusül abdestini bozmaya sebep olacak vücut atıkları, çevrede bulunan kıl, tüy, idrar gibi hayvansal atıklar kaba necaset kuralına göre temizlenmesi gereken unsurlardır. Hafif necaset ise daha düşük derecede pislik oluşturabilecek unsurların temizlenmesidir. Örneğin; eti yenebilen hayvanların 1-2 damla kanı, küçük miktarda kuş pisliği, vs. durumlar hafif necasete girer ve necasetten taharet farzının yerine getirilmesi için temizlenmesi gereklidir.

Necasetten Taharet
Hatırlamak için namazın farzları

Dışındaki farzlar:
  • Hadesten taharet
  • Necasetten taharet
  • Setr-i Avret
  • İstikbal-i kıble
  • Vakit
  • Niyet
İçindeki farzlar:
  • İftitah tekbiri
  • Kıyam
  • Kıraat
  • Rüku
  • Secde
  • Kade-i ahire
Kılınan bir namazın kabul olması için necasetten taharet de dahil olmak üzere yukarıda sayılan farzlar mutlaka yerine getirilmelidir. Bu yazıda kısaca necasetten taharet farzından bahsedilmiştir. Namazın diğer farzları hakkında ayrıntılı bilgiler başka kaynaklarda yazılmıştır.
]]>
Kıyam https://www.32farz.gen.tr/kiyam.html Sun, 02 Dec 2018 16:59:37 +0000 Kıyam, kıyam haline daha yakın olmak veçhiyle ellerini saldığı vakit dizlerine erdirmektir. İsmail Nablusi'nin şerhinde Huccet'ten nakledildiğine göre bir kimse nafile namaz için rüku halinde iftitah tekbiri alırsa c Kıyam, kıyam haline daha yakın olmak veçhiyle ellerini saldığı vakit dizlerine erdirmektir. İsmail Nablusi'nin şerhinde Huccet'ten nakledildiğine göre bir kimse nafile namaz için rüku halinde iftitah tekbiri alırsa caiz değildir. Ama nafile namazı oturarak kılarsa oturarak iftitah tekbiri caizdir.

kıyam bi-nefsi

Kendi özü gereği varolan. Kıyam bi-zatihi de denir. Allah'ın Tenzihat ya da Sıfat-ı Selbiye (Allah'ın soyutlama, olumsuzlama yoluyla ulaşılan sıfatları) denilen sıfatlarındandır. Allah'ın bizzat var olduğunu, varolmak için başka bir varlık ya da nedene muhtaç olmadığını da dile getirir. Allah dışındaki varlıklar özleri gereği değil başka bir varlık ya da nedene bağlı olarak vardırlar. Var olmak için ikamet edecekleri bir mekana, içinde bulunacakları bir yere (mahal), kendilerini seçecek bir seçiciye de ya da icat edecek bir mucide ihtiyaç duyarlar. Böyle bir neden olmadıkça var olmaları düşünülemez. Bu nedenle Allah dışındaki tüm varlıklar kıyam biğayrihi (başkasıyla varolan) varlıklardır. Allah, varlıklara ait niteliklerden münezzehtir. Bu nedenle O'nun kendi özü gereği varolması gerekir. Bu gereklilik Allah için vücub (zorunluluk) ifade eder. Aksi durumda Allah'ın diğer varlıklara benzemesi, onlar gibi başka bir nedene bağımlı (muhtaç) olması gerekir ki, Allah için böyle bir şey düşünülemez. Bu nedenle Allah'ın varlığı vacibu'l-vücud (varlığı zorunlu) olarak tanımlanır. Varlığı zorunlu olan Allah, diğer varlıkların varoluş nedenidir.

Başka bir deyişle tüm evren ancak Allah'ın varlığı nedeniyle, O'nun yaratması, varetmesiyle vardırlar. Varolmaları Allah gibi zorunlu (vacib) olmadığı için varlıkları "mümkün" olarak nitelenir, eş deyişle varlıkları ile yoklukları arasında bir fark yoktur. Allah'ın varlığının zorunluluğu ve kendinden Kur'an'da tenzih, soyutlama yoluyla ortaya konulur. Tevhid inancını özetleyen ihlas Suresi Allah'ın birliğini, doğmak ve doğurmak gibi yaratılmışlara özgü niteliklerden yüce olduğunu, hiçbir varlığın O'nun dengi olamayacağını belirtirken O'nun "Samed" olduğunu da vurgular. Samed, müfessirlere göre, tüm varlıkların varlık ve bekalarının Allah'a bağlı olduğunu, her şeyin O'na muhtaç bulunduğunu, O'nun ise hiçbir şeye bağımlı ve muhtaç olmadığını, her şeyin yöneleceği, yardım dileyeceği tek varlık olduğunu dile getiri. Allah'ın varlıklardan aşkınlığı, münezzeh oluşu muhtaç olmayışı "Ey iman edenler, siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise müstağnidir (hiçbir şeye muhtaç; değildir)"

Kıyam

Namazın içindeki farzlardan olan kıyam namazda ayakta durmak demektir;

Kıyam "doğrulmak, dikelmek, ayakta durmak" demektir. Namazı oluşturan ana unsurlardan biri olarak kıyam, iftitah tekbiri ve her rekatta Kur'an'dan okunması gerekli asgari miktarı okuyacak kadar bir süre ayakta durmak anlamına gelir.

Farz ve vacip namazlarda ve Hanefi mezhebinde benimsenen görüşe göre sabah namazının sünnetinde kıyam bir rükündür. Gücü yeten kişi bu rüknü yerine getirmeden, mesela oturarak farz yada vacip bir namaz kılarsa namazı geçerli olmaz. Yine bir kimse, çekiliverse düşeceği bir tarzda, duvara yada bastona yaslanarak namaz kılacak olursa, namazı geçersiz olur. Nafile namazlarda ise kişi, ayakta durmaya gücü yettiği halde oturarak da namaz kılabilir.

Hasta yada ayakta durmaya gücü yetmeyen kişiden kıyam vecibesi düşer. Bu kişi oturmaya güç yetiriyorsa, namazı oturarak kılar. Bu durumda oturma, o kişi için hükmen kıyam yerine geçer. Oturmaya da gücü yetmiyorsa namaz kılmak Hıristiyanlara benzemek olur. Hıristiyanlar, kilisede sandalyede oturarak ayin yaparlar. Ayrıca, sandalyede oturmak için zaruret yoktur. Sandalyede oturarak namaz kılabilen yerde oturarak da namaz kılabilir. Hasta yada ayakta duramayan rahat durabileceği şekilde oturur namazını böyle kılar. Oturamayan, yatarak kılar.

Her halükarda namaz kılmamız şarttır. Kişinin şuuru yerinde ise, en azından başı hareket edebiliyorsa namazını kılmak zorundadır. Bazıları, imayı göz ile ol]]> İftitah Tekbiri https://www.32farz.gen.tr/iftitah-tekbiri.html Mon, 03 Dec 2018 01:57:30 +0000 İftitah Tekbiri, İftitah tekbiri alırken ellerin kulak hizasına kadar kaldırılmasıyla ilgili hadis-i şerif rivayetleri ile gerçekler.Abdülcebbar b. Vail (r.a), babasından naklederek şöyle diyor; İftitah Tekbiri, İftitah tekbiri alırken ellerin kulak hizasına kadar kaldırılmasıyla ilgili hadis-i şerif rivayetleri ile gerçekler.

Abdülcebbar b. Vail (r.a), babasından naklederek şöyle diyor;

"Rasulullah (s.a.v)'in arkasında namaz kıldım. Namaza başlayacağında tekbir alır, ellerini kulakları hizasına kadar kaldırır, sonra Fatiha suresini okuyor. Fatiha suresi bitince 'Amin!..' diyordu. Amin derken sesini yükseltiyordu."

Abdülcebbar b. Vail (r.a), babasından naklederek, babası Vail,

"Rasulullah (s.a.v)'i namaza başlarken ellerinin baş parmaklarını kulak memelerinin hizasına kadar kaldırdığını gördüğünü söyledi.

Tekbirde kullanılan lafızların "Allah" lafz-ı celali ile birlikte olması lazımdır. Binaenaleyh sadece "Kerim" ya da "Rahim" vb. sıfatları söylemek yeterli değildir.

"Allah, Rahman veya Rab" gibi isimle iftitah yapılacak olursa, Ebu Hanife'ye göre sahih olur. Çünkü Ebu Hanife'ye göre, Kur'an'da emir şeklinde geçen "kebbir" sözü, mutlaka "ekber" denilmesini değil, tazim ifade eden herhangi bir lafzın söylenmesini amirdir.

"İftitah Tekbiri'nin özellikle "Allah'u ekber" lafzıyla söylenmesinin vücubuna gelince, çünkü Peygamber (s.a.s), namazda, hep buna devam etmiştir. Her namazın başlangıcında "Ellahu ekber" denilmesi farzdır ve namazın rükünlerinden biridir. "Ellah" ve "ekber" kelimeleri ve bu iki kelimenin harfleri peş peşe söylenmelidir. Yine bu iki kelime sahih Arapça ile okunmalı ve eğer bozuk Arapça ile örneğin, Türkçe tercümesi söylenirse, doğru olmaz.

İftitah Tekbiri

Hanefilere göre "iftitah tekbiri"nin edasının şartları;

  • Vaktin girmesi
  • Vaktin girdiğini bilmek veya zann-ı galib ile hükmetmek
  • Setr-i avret
  • Bedenin, elbisenin ve namaz kılma yerinin temiz olması
  • Gücü yetenin, farz ve vacip namazlarla sabahın sünnetinde tekbiri ayakta getirmesi
  • Kılmak istediği namaza niyet getirmesi
  • Kılacağı namazı tayin etmesi (öğle, ikindi vs.)
  • Vacip namazı da tayin etmesi (tavaf, vitir ve bayram namazları)
  • Kendisi duyacak kadar tekbiri sesli söylemesi
  • Tekbir niyetiyle söylediği lafızların zikir ifade etmesi
  • İftitah tekbirine delalet eden lafzın talep ya da hacet ifade etmemesi
  • Bu lafzın "Besmele" olmaması
  • Gücü yetenin Arapça tekbir getirmesi
  • Lafzatullah'dan (h) harfinin hafzedilmemesi
  • "Allah" lafzının hemzesinin uzatılmaması
  • "Ekber" lafzının hemzesinin uzatılmaması
  • Yine "Ekber" lafzının (b)sinin uzatılmaması
  • Niyetle iftitah tekbirinin arasının ayrılmaması
  • "İftitah tekbiri"'nin niyetten önce olmaması
  • Muktedinin imamdan önce tekbir getirmemesi, şarttır.
  • "İftitah tekbiri"'nin Arapça'dan başka bir dille getirilmesi de caizdir

İftitah tekbirinin fazileti;

Bir kimse, iftitah tekbirini imam ile beraber alırsa, sonbahar günlerinde, ağaçların yaprakları, rüzgar estikçe ne şekilde dökülürse, o kişinin günahları da öylece dökülür.

Birgün, Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem" namaz kılarken, bir kimse sabah namazında, iftitah tekbirine yetişemedi. Bir köle azad etti. Ondan sonra gelip Resulullaha "sallallahü aleyhi ve sellem" sordu; "Ya Resulullah! Ben bugün, iftitah tekbirine yetişemedim. Bir köle azad ettim. Acaba iftitah tekbirinin sevabına nail olabildim mi" Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem", Ebu Bekr-i Sıddıka "radıyallahü anh", (Sen ne dersin, bu iftitah tekbirinin hakkında) diye sordu. Ebu Bekr-i Sıddık "radıyallahü anh" buyurdu ki, (Ya Resulallah! Kırk deveye malik olsam, kırkının da yükü cevahir olsa, cümlesini fakirlere tasadduk etsem, yine imam ile beraber alınan iftitah tekbirinin sevabına nail olamam).

Ondan sonra, Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem", (Ya Ömer! Sen ne dersin, bu iftitah tekbirinin hakkında) dedikte, Hazret-i Ömer "radıyallahü anh", (Ya Resulallah! Mekke ve Medine arası dolu]]> Rüku https://www.32farz.gen.tr/ruku.html Mon, 03 Dec 2018 20:55:48 +0000 Rüku, Muhammed b. Mukati bize anlatarak dedi ki; Abdullah bize şöyle haber verdi; Yunus bize İbni Şihab ez-Zühri'den, o Salim b. Abdillah'tan, o (babası) Abdurrahman b. Ömer'den (ra) şunu nakletti;Allah Resulü'nü Rüku, Muhammed b. Mukati bize anlatarak dedi ki; Abdullah bize şöyle haber verdi; Yunus bize İbni Şihab ez-Zühri'den, o Salim b. Abdillah'tan, o (babası) Abdurrahman b. Ömer'den (ra) şunu nakletti;

Allah Resulü'nü (sav) namaza durduğunda ellerini omuzla hizasında kaldırdığını gördüm. O bunu rüku için tekbir getirdiğinde, başım rükudan kaldırdığında yapar, "SemiaHahü limen hamiden" derdi. Secdelerde bunu yapmaz.

Rüku; Namazın içindeki farzlardan olan rüku namazda kıraatten sonra elleri dizlere koyarak eğilmek demektir. Rüku sözlükte "eğilmek" anlamına gelmektedir. Namazın ana unsurlarından olan rüku, eller dizlere erecek şekilde öne doğru eğilmek demektir. Hz. Peygamber'in uygulamasına en uygun rüku şekli, sırt ve baş düz bir satıh oluşturacak biçimde eğilmektir.

Tarif edilen, bu rüku duruşunda bir müddet beklemek (tuma'nine) ve yine rükudan doğrulup, secdeye varmadan önce uzuvları sakin oluncaya değin bir süre kıyam vaziyetinde beklemek (kavme) ta'dil-i erkanın birer parçası olduğundan, Ebu Yusuf'a ve Hanefi mezhebi dışındaki üç mezhebe göre tuma'nine ve kavme farzdır. Ebu Hanife ve Muhammed'e göre ise vaciptir. Bu tuma'nine ve kavme suresinin asgari ölçüsü "sübhanellahi'l-azim" diyecek kadar durmaktır.

Secdeye gitmek

Namazın şartlarından biri de secdedir; Secdede el parmakları, birbirine bitişik, kıbleye karşı, kulaklar hizasında, baş iki el arasında olmalıdır. Alnı temiz yere, ya'ni taş, toprak, tahta, yaygı üzerine koymak farz olup, burnu da beraber koymak vacip denildi. Yalnız alnı koymak mekruhtur. Secdede en az üç kere "Sübhane rabbiyel-a'la" denir.

Rüku

İki ayağı veya hiç olmazsa her birinin birer parmaklarını yere koymak lazımdır. Secdede, alın, burun ve ayaklar yerden az zaman kalkmış olursa, zararı olmaz. Secdede ayak parmaklarını bükerek, uçlarını kıbleye çevirmek sünnettir.

Erkekler, kolları ve uylukları, karından ayrı bulundurur. Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik halde bulundururlar. Elleri ve dizleri yere koymak sünnettir. Topukları kıyamda, birbirinden dört parmak eni kadar uzak, rüku'da, kavmede ve secdede bitişik tutmak sünnettir.

Takkenin, saçların alnı kapatmaması lazımdır. Kadınların da, namazda alnı açık olması lazımdır. Yerin sertliğini duyacak kadar, ya'ni başını bastırınca, alnı artık gömülmeyecek kadar bastırarak, halı, hasır, sedir, kanepe üzerinde secde etmek sahih olur.

Secde için eğilemeyen hasta ve camide başka yer bulamayan sağlam kimse, yüksek bir şey üzerine secde etmezler. Çünkü, Resulullah efendimiz az yüksek bir şey üzerine dahi secde etmemiştir. Dinimiz kolaylık dinidir. Fakat herkesin kolayına geldiğini yapması değil, alimlerin gösterdiği kolaylıktan istifade etmesi lazımdır.

]]>
Kade-i Ahire https://www.32farz.gen.tr/kade-i-ahire.html Tue, 04 Dec 2018 17:37:58 +0000 Kade-i ahire; kelime anlamı olarak "son oturuş" demektir. Namazın içindeki farzlardan biridir. Kelime anlamından öte bir farz olarak anlamı ise; namazın son rekatında en bir Ettehiyyatü okunacak kadar oturulmasıdır. Bu oturuşun tam olara
Kade-i ahire oturuş şekli
Erkek ve kadın oturuşları kade-i ahirede farklıdır. Erkekler sol ayaklarının üzerine otururlar. Bu esnada sol ayak parmakları sağ bakar. Sağ ayakları ise yere dik bir şekilde konur ve parmaklar kıbleyi gösterecek şekilde öne doğru kıvrılır. Sağlıklı bir erkek için bu şekilde oturmak sünnettir. Bu oturuşu aynen yapmak tabi ki zorunlu olmasa da; ayaklarda veya bacaklarda herhangi bir sağlık sorunu yoksa bu oturuş şekli tercih edilmelidir.
Kadınlarda kade-i ahire ise biraz daha farklıdır. Kadınlar direkt olarak kalçalarının üzerine otururlar ve ayaklarını sağ doğru yayarlar. Bu oturuşta baldırlar birbirine yakın olmalıdır. Kadınların bu oturuş şekli için de aynı şekilde bir zorunluluk olmasa da, herhangi bir sağlık sorunu olmadıkça bu şekilde oturulması tercih edilmelidir. 

Kade-i ahirede okunması gereken dualar
Sadece Ettehiyyatü duası Kade-i Ahireokunacak kadar bir süre beklemek gerekli olsa da Kade-i Ahire sırasında okunması gereken birkaç dua vardır. Kade-i Ahirede okunacak dualar sırasıyla Ettehiyyatü, Allahümme Salli ve Barik ile Rabbena dualarıdır. Bu dualar sırasıyla şu şekildedir:

Tahiyyat duası: Ettehiyyatü lillahi vessalavatu vettayyibat. Esselamu aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berakatüh. Esselamu aleyna ve ala ibadillahissalihin. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasuluh.
Salli ve Barik duaları: Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed. Kema saleyte ala İbrahime ve ala ali İbrahim. İnneke hamidun mecid. 
Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed. Kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahim. İnneke hamidun mecid.
Rabbena duaları: Rabbena atina fiddünya haseneten ve bil ahireti haseneten ve gına azabennar
Rabbena firli ve livalideyye ve lilmü'minine yevme yegumul hisab. Birahmetike yaerhamerrahimin.

Yukarıdaki dualar sırayla okunduktan sonra sırasıyla sağa ve sola Esselamu aleyküm ve rahmetullah diye selam verilir. Kade-i Ahire farzı yerine getirilmiş olur ve namaz biter.
]]>
Kıraat https://www.32farz.gen.tr/kiraat.html Wed, 05 Dec 2018 03:34:10 +0000 Kıraat; Sözlük manası okumak demektir. Dini terimde ise Kur'an-ı Kerim'i  dudak kımıldayacak şekilde okumaktır. Namaz' ın içindeki farzlardan biride ''kıraat'' tir. Namaz kılarken  kıyam halinde (ayakta) en az bir ayet okunmalıdır..
Sadece bir ayeti ezbere bilen daha fazlasına gücü yetmeyen ne yapmalıdır
İmamı Azam' a göre her rekatta bir kere okur. İmameyn'e göre ise bir rekatta üç kere tekrarlar.Fakat üç ayet ezbere bilenin aynı rekatta bir ayeti birden fazla söylemesi caiz değildir. Bu farz olan miktardır.

Namazlarda kıraatin vacip olan miktarı
Fatiha ve üç ayet okumak vaciptir. Ayet'el kürsü gibi uzun ayetlerin bir kısmını bir rekatta, diğer kısmını da diğer rekatta okumak caiz olsada; efdal değildir.

Namazlarda kıraatin yapılması farz olan yerler
 Vacip olan ise; nafile - vacip ve iki rekatlı namazların tüm rekatlarında dört rekatlı farz namazların ise  iki rekatlarında kıraat yapmak farzdır. Fakat dört rekatlık farz namazlarda kıraati ilk iki rekata almak vaciptir.
Kıraat
Cemaatle kılınan namazlarda cemaat kıraat yapar mı
Hanefi mezhebine göre imama uyan kişi ister sesli, ister sessiz kılınan namaz  da olsun Subhaneke' yi okuduktan sonra susar imamını dinler. Sessiz kılınan namazlarda ise susar ve bekler . Hanifi mezhebinin imamaları Rasulullah (s.a.v.) şu Hadisi şerififlerini delil almışlardır.
'' Kimin imamı varsa,imamın okuyuşu onun da okuyuşudur.''(İbn Ebi Şeybe, Musannef, 1/377. Ayrıca bk. İbn Mace, ikamet, 18),"İmam, uyulmak için vardır. Öyleyse, o tekbir alınca, siz de tekbir alın. O okuyunca, siz susun. (Buhari, salat, 18; Ebu Davud, salat, 68, 175)
]]>
Namazın Farzları https://www.32farz.gen.tr/namazin-farzlari.html Wed, 05 Dec 2018 04:39:29 +0000 Namazın farzları; namaz kılabilmek için mutlaka yapılması gereken şeylerdir. Namazın farzları tam olarak yerine getirildiği takdirde kılınan namaz kabul olmaz. Genel olarak namazın farzlarını inceleyecek olursak; namazın farzlarının
Namazın içindeki farzlar:

1.İftitah tekbiri: Namaza başlarken mutlaka tekbir getirilmelidir. Bu tekbir de "Allah u Ekber" şeklinde olmalıdır. "Allah büyüktür" anlamına gelir. Başka türlü getirilen tekbirler kelime anlamı olarak aynı olsa bile kabul olmaz.

2.Kıyam:Namazda eller göbek hizasında bağlanmak suretiyle ayakta durulan kısımdır. Burada kılınan rekata göre Fatiha Suresi'nin yanında Subhaneke ve ikinci bir sure de okunabilir. Kıyamda duramayacak kadar yaşlı veya hasta olanlar için ise oturarak veya yatakta namaz kılabilme imkanı vardır. Bu durumda da namazın farzları yerine getirilmiş sayılır.

3.Kıraat:Kıyam farzında bahsedildiği gibi namaz sırasında Kuran'dan sureler okunmasıdır. İlk rekatta Subhaneke duası, Fatiha ve ikinci bir sure; diğer rekatlarda ise sayısına bağlı olarak Fatiha Suresi ve ikinci sure veya sadece Fatiha Suresi okunur. Namaz sırasında bu surelerin okunması farzdır. Aksi takdirde namazın farzları tam olarak yerine getirilmemiş olur.

4.Rüku: Kıyam ve kıraat kısmından sonra eller dizlerin üzerine konarak hafifçe öne eğilmek suretiyle yapılan kısımdır. Bu kısımda tercihe bağlı olarak 3-5 veya 7 defa "Subhane rabbiyel azim" denir. Sonrasında ise "Semi Allahü limen hamide." denilerek rükudan kalkılır. Namaz kılarken rükuya gidilmesi farzdır.

Namazın Farzları
5.Secde: Rükudan kalktıktan sonra yere kapanarak yapılan kısımdır. Secdede de aynı rükuda olduğu gibi tercihen 3-5 veya 7 defa "Subhane rabbiyel ala" denir. Her rekatta iki secde yapılır. Sonrasında ise bir sonraki rekat için kıyama durulur veya kade-i ahireye geçilir.

6.Kade-i Ahire: Kelime anlamı olarak "son oturuş" denilebilir. Kılınan farzın, sünnetin veya vacibin son rekatında oturularak Ettehiyyatü, Allahümme salli ve barik, son olarak da Rabbena duaları okunur ve iki tarafa selam verilerek rekat bitirilir. Namazın farzlarının tam olarak yerine getirilmesi için son oturuş kısmı da farzdır.

Namazın dışındaki farzlar:
1.Hadesten Taharet: Genel olarak vücudun namaz kılabilecek duruma getirilmesi için temizlenmesi anlamına gelir. Abdestsiz olan mutlaka abdest almalıdır. Cünup veya başka bir sebepten gusül abdesti alması gereken ise öncesinde gusül abdesti almalıdır.

2.Necasetten Taharet: Bu farz da namaz kılınacak yerin temiz olması anlamına gelir. Yani; kıyafetlerimiz, namaza duracağımız yer ve etrafı, vb. çevresel etkenler namaz kılınabilecek şekilde temiz olmalıdır. Bu iki temizlik şartı yerine getirilmedikçe namazın farzları tam olarak uygulanmış olmayacaktır.

3.Setr-i Avret: Namaz kılmaya başlamadan önce avret yerleri örtülmelidir. Avret yeri, başkalarının görmesi haram olan bölgeler anlamına gelir, yani edep yerleridir. Avret yerleri erkeklerde diz kapağının altından karna kadar, kadınlarda ise el, yüz ve ayaklar hariç tüm vücuttur.

4.İstikbal-i Kıble: Namaz kılmaya başlarken mutlaka kıbleye dönerek namaza durulmalıdır. Başka bir yöne doğru dönülürse namazın farzları tam olarak yerine getirilmiş olmayacak, kılınan namaz kabul edilmeyecektir.

5.Vakit: Her namaz vaktinde kılınmalıdır. Örneğin; öğle namazı öğle ezanı okunduğu vakitten itibaren ikindi ezanı okununcaya kadar geçe süre içinde kılınmalıdır. Aksi halde o namazın kazası kılınması gerekir.

6.Niyet:Namaza başlamadan önce mut]]> Secde https://www.32farz.gen.tr/secde.html Wed, 05 Dec 2018 21:40:30 +0000 Secde, Arapça kökenli bu söz dilimi, İslami dinin terimidir. Namazda alın, burnu, el ayalarını, dizleri ve ayak parmakları ile yere koymaya verilmiş olarak isimlendirilmiştir. Namazın başlıca farzlarından gelir. Secd Secde, Arapça kökenli bu söz dilimi, İslami dinin terimidir. Namazda alın, burnu, el ayalarını, dizleri ve ayak parmakları ile yere koymaya verilmiş olarak isimlendirilmiştir. Namazın başlıca farzlarından gelir. Secde yalnız namazlarda olmayıp, dua edilirken de yapılan bir harekettir. Aynı zamanda Türkçede bugünkü söylemi bile secdenin yere çökerek yüzünü ve ellerini yere koyarak adlandırılan özel bir isim olmuştur. İslam'ın dışındaki dinler de ve inançlarda (Paganizmden diğer semavi dinlere kadar) da, genellikle dualar yada değişik ritüeller sıralanırsa devamlı bu harekete Türkçede genel amaçlı bir "secde" denilmektedir. Daha farklı dinin bu hareketin oluşturduğu özel isimleri de olmaktadır.

"İnsanın namaz duruşunda ise dikey, rükuda yatay vaziyette olmuştur. Secde ile baş kısmı yere eğilir. Bunun bu hali Allah'a çabuk seviyede yaklaşandır. Secde esnasında kişinin Rabbine en samimi ve yakın bulunduğu yeridir. İnsanda Allah'a karşı maddi anlamda eğilir ve küçülürse, manevi derecesi o kadar büyür ve yükselir" "İtaat ile tevazu için eğilmiş ve boyun bükmek, yere kapanmak, yüzü yere sürmek" ise bu manaları alan secde, dinin kavramı olan, Allah'ın emirlerini yerine getirmektir.

Yüce Allah, der ki; "Görmez misin ki, göklerde olanlar ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların çoğu Allah'a secde ederler, çoğunuzun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa, artık onu kıymetli kılacak bir kimse olmayacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar". "Göklerde ve yerde bulunanların hepsi, ister istemez Allah'a secde ederler." buyurmuştur. Islah anlamında, Allah'a ibadet etmek niyetinde alnı yere koymak namazın içindeyken ve müsait olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Namazın içinde secde de bulunmak namazın rükunlarından olarak farzdır. Bir nimete erişebilmek için yada bir felaket ve zulümden kurtulmak için yapılmış şükür secdesi de müsait bir secde olan, vaciptir.

Secde

Secdenin Çeşitleri

Namaz Secdesi; Namazın her rekatında, Rükudan doğrulduktan sonra 2 kere yapılmaktadır.

Şükür Secdesi; Ne tür olursa olsun bir hadiseden oluşarak şükür secdesi yapılır. Misal, beklemekte olduğunuz bir konunun gerçekleşmesinde yada çok sevdiğinizin haberini almak, malınızın artması vs. gibi niyetli şükür secdesi yapılır.

  • Şükür secdesi yapmak müstehaptır.
  • Camilerde farz namazlardan sonra yapmak mekruhtur.
  • Kerahet vakitlerinde secde yapmak mekruhtur.
  • Şükür secdesi, namaz dışında yapılmalıdır.

Şükür Secdesinin Yapılışı; Şükür secdesi yapmaya niyet edilir. Niyet ettim Allah rızası için şükür secdesi yapmaya, doğruldum kıbleye.

Allah'u Ekber (tekbir getirilerek) önce secdeye varılır ve 3 defa secde teşbihi (Sübhane Rabbiyel A'la) okunur. Ardından yine Allah'u Ekber (tekbir getirilerek) secdeden kalkılır.

Sehiv Secdesi; Bu secdeyi yapmak namazın vaciplerindendir. Namazda yapılması gereken şeyi unutmak, ek***yapmak yada yapılan hatayı düzeltmek için bu secde yapılır.

Sehiv Secdesi Gerektiren Durumlar

  • Namazın vaciplerinden herhangi birini geciktirmek veya terketmek.
  • Namazın farzlarından herhangi birini geciktirmek. (Eğer terk edilirse namazın tekrar kılınması gerekir.)

Sehiv Secdesinin Yapılışı; Sehiv secdesi, son oturuşta Tehiyyat duasından sonra (tek başınıza iseniz sağa-sola, imam ile beraberseniz sadece sağa) selam verilir. Daha sonra iki defa secde edilerek Tehiyyat ve sonraki dular okunarak tekrar sağa-sola selam verilir ve namazdan çıkılır. Eğer imam "Sehir Secdesi" yapılacak bir durumda bulunduysa son oturuşta sadece sağa selam verir. Bunun nedeni cemaatin "Sehiv Secdesi" 'nin yapılacağını anlamasıdır. Eğer imam, iki tarafa selam verirse cemaat namazın bittiğini sanar.

Tilavet Secdesi; Kur'an-ı Kerim'deki s]]> Tilavet Secdesi https://www.32farz.gen.tr/tilavet-secdesi.html Thu, 06 Dec 2018 17:13:22 +0000 Tilavet Secdesi, Tilavet kelimesi, Arapça köklü bir kelimedir. Sözlükte; bir kişiye uyup ardından gitmek; okumak gibi manalara gelmektedir. Tilavet kelimesi, her sözü okumak için kullanılsa da, genel olarak tilavet denilince, Kur'an Tilavet Secdesi, Tilavet kelimesi, Arapça köklü bir kelimedir. Sözlükte; bir kişiye uyup ardından gitmek; okumak gibi manalara gelmektedir. Tilavet kelimesi, her sözü okumak için kullanılsa da, genel olarak tilavet denilince, Kur'an-ı Kerim okumak anlaşılır olmuştur. Kur'an-ı Kerim'de tilavet kelimesi; Kur'an-ı Kerim, Allah'ın haram kıldıklarının okunması, Allah'ın ayetleri, Peygamberlerinin kıssaslarının aktarılması gibi konularla ilgili olarak geçer. Tilavet; Kur'an-ı Kerimi, Kitab'ı ve Allah Teala'nın ayetlerini okumakla birlikte, bunlar üzerinde düşünmek, gerektiğince amel etme anlamlarını da içermektedir. Bu bakımdan kıraat, genel bir anlam taşırken, tilavet daha özel bir anlam ifade etmektedir. O yüzden her tilavet kıraattır, fakat her kıraat tilavet değildir. Tilavetin manevi yönü ile ilgili bir takım konular vardır. Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz: Kelamın büyüklüğünü ve yüceliğini anlamak, okunan kelamın insan sözü olmadığını Allah'ın olduğunu anlayarak, O'nun büyüklüğünü kalpte hissetmek; kalp huzuru ve nefsin dedikodularından uzaklaşmak; anlamak, düşünmek, Kur'an-ı idrak etmeye engel olan hallerden sıyrılmak vb. gibi konulardır.

Kur'an-ı Kerim'de ondört yerde, secde ayeti bulunmaktadır. Kur'an'da ondört yerde geçen secde ayetlerinin işitilmesi ya da okunması halinde yapılan secdeye tilavet secdesi denir. Bu ayetlerden birini okuyanın ya da işitenin, anlamını bilmese dahi, bir secde yapması vacibdir. Fakat secde ayetlerini yazan, heceleyen secde yapmaz.

Resulullah (s.a.v) buyuruyor: '' Kur'an'ı okuyan ve dinleyene secde etmek vaciptir.''

Hanefi mezhebine göre vacip, Şafi ve Hanbeli mezhebine göre sünnet-i müekkededir. Bir ortamda aynı secde ayeti birden fazla okunursa bir secde yapmak yeterlidir. Namaz dışında secde ayetini okuyan ya da secde ayetini işiten bir kimse, tilavet secdesine niyet ederek tekbir alır ve secdeye gider.

Tilavet Secdesinin Yapılışı, Namaz haricinde secde ayetini okuyan ya da secde ayetini işiten bir kişi, tilavet secdesine niyet ederek abdestli, kıyafetleri temiz ve avret yerleri örtülü olarak, kıbleye doğru ayakta durup, elleri kulaklara kaldırmadan ve ayakta hiç bir şey okumadan ''Allahü ekber'' diyerek secdeye gider. Üç kere ''sübhane rabbiye'l-a'la'' dedikten sonra tekrar tekbir alarak secdeden kalkar ve dua eder gibi eller kaldırılarak ''semi'na ve Ata'na gufraneke rabbena ve ileyke'l-masır'' der ve eller yüze sürülür.

Niyet kesinlikle şarttır. Niyet sahih olmalıdır. Secde ayetini duyan bir kimse cünüp veya abdestsiz ise, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapmalıdır. Bir secde ayetini bir kaç kere okuyan ve işiten, hepsi için bir secde etmesi gerekir. Ne kadar secde ayeti okunmuşsa, o kadar tilavet secdesi yapılması gerekir. Örneğin üç secde ayeti okunursa, üç secde gerekir. Bu şekilde tilavet secdesi yapılmış olur.

Namazda Tilavet Secdesi, Namazda okunan secde ayetini namazda olmayan bir kişi duyarsa tilavet secdesi yapmalıdır. Namaz kılan bir kişi, namaz dışında bir kimsenin okuduğu secde ayetini duyarsa, namazını bitirdikten sonra secde yapmalıdır. Namaz kılan kimse okuyunca, hemen ayrıca rüku ya da bir secde yapıp ayağa kalkar, okumasına devam eder. Secde ayetini okuduktan iki üç ayet sonra namazın rükusuna eğilinirse ve tilavet secdesine niyet edilirse, namazın rüku ya da secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer.

Resulullah (s.a.v) buyuruyor: '' Ademoğlu secde ayeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak oradan uzaklaşır ve; ''Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Bende secdeyle emredildim ama ben itiraz ettim, benim için de ateş var.'' der.

Tilavet Secdesini Bozan Durumlar, Namazı bozan her durum tilavet secdesini de bozar. Tilavet secdesinden kalkmadan abdestin bozulması, kahkaha ile gülme ya da konuşma gibi fakat bu secde de, kahkaha ile gülmek abdesti bozmaz, kadınlarda bir hizada bulunmak da tilavet secdesini ifsat etmez.

Tilavet Secdesinin Gerekmediği Yerler, Bir kimse secde ayetini ses ka]]>
54 Farz https://www.32farz.gen.tr/54-farz.html Fri, 07 Dec 2018 11:28:48 +0000 1. Allah Tealayı zikretmek : Zikir iki türlüdür. Lisan ile zikir, kalb ile zikir. Birinci nev'i zikir zikir sahibini imana, ikinci nev'i Cennet'e erişitirir. Zikirden maksat, Allahü Teâla'nın varlığını, birli 1. Allah Tealayı zikretmek :

Zikir iki türlüdür. Lisan ile zikir, kalb ile zikir. Birinci nev'i zikir zikir sahibini imana, ikinci nev'i Cennet'e erişitirir. Zikirden maksat, Allahü Teâla'nın varlığını, birliğini, yüceliğini, kudretini, rahmetini bildiren sölerle O'nu anmaktır. En güzel zikir sözleri Kur'an-ı Kerm'de, Resulullah'ın hadislerinde ve evliyaullah'ın kitaplarındadır. Namazlardan sonra okunan tesbihler zikirdir, güzel bir çiçeğe hayran kalarak Allah! Allah!" demek zikirdir. Yemeğe başlarken "Bismillahirrahmanirrahim", yemekten sonra " Elhamdüliilah" demek hep zikirdir.

2. Helalinden kazanıp, yemek içmek

3. Abdest almak

4. Beş vakit namaz kılmak

5. Cünüplükten yıkanmak

6. Kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek :

Kur'an-ı Keri'de Cenab-ı Hakk'ın, bütün canlı yaratıkların rızkına kefil olduğu, her nerede olursa olsun rızkını ona eriştireceği beyan buyurulmaktadır.

7. Helalden temiz elbise giymek
8. Allah'a tevekkül etmek
9. Kanaat etmek
10. Nimete karşı şükretmek
11. Allah'tan gelen kazaya razı olmak
12. Allah'tan gelen belaya sabretmek
13. Günahlardan tövbe etmek
14. İhlasla Allah'a ibadet etmek
15. Şeytanı düşman bilmek
16. Delil ve hüccet ile amel etmek:

54 Farz

Yani dünyada yapacağı her işin İslam'a uygun olup olmadığını sorup raştırmak ve ona göre hareket etmek.

17. Ölüme hazırlanmak :

Ölümü düşünmek ve hesap gününde müflis olmamak için hayırlı ve yararlı işler yapmağa çalışmak, azgınlıktan vazgeçmek.

18. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmediğinden uzak durmak:

Allah için sevmek ve Allah için düşmanlık etmek. bu farz çok mühimdir. Her müslüman şuna son derece riayet etmelidir: Bir müslüman asla bir din düşmanını seveme. Allah'a ve Resülü'ne isyan eden, onlara düşmanlık besleyen, İslam'ın kurallarını tanımayankâfirlere ve mürtedlere düşman olmak mecburiyetindeyiz. Allah ve Resülünün dostlarını da candan sevmemiz gerekir.

19. Ana-babaya iyilik etmek
20. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak
21. Akrabayı ziyaret etmek
22. Emanete hiyanet etmemek
23. Gücü yetenler için hacca gitmek
24. Allah'a ve Peygamberine itaat etmek
25. Günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak
26. Müslüman idarecilere itaat etmek
27. İbret Almak :

Bir müslüman her şey'e ibret ve tefekkür gözüyle bakmalıdır. Geçmiş milletlerin ve kavimlerin tarihini, etrafındaki canlı ve cansız alemi, kâinatın düzenini ibret gözüyle müşahede ve tetkik eden kimse Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini anlar.

28. Tefekkür etmek, düşünmek
29. Dili kötü sözlerden korumak
30. Oruç tutmak
31. Kimse ile alay etmemek
32. Harama bakmamak
33. Sözünde doğru olmak
34. Kulağı, yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak
35. İlim öğrenmek
36. Ölçü ve tartıyı doğru yapmak
37. Allah'ın azabından korkmak
38. Allah uğrunda cihad etmek
39. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
40. Nefsin arzularına uymamak
41. Allah yolunda yemek yedirmek
42. Yetecek kadar rızık kazanmak
43. Zekatı vermek ve fakirlere yardım etmek
44. Hayız ve nifas hallerinde zevceye yaklaşmamak
45. Bütün günahlardan kalbi arındırmak
46. Kendini büyük görmemek
47. Büluğa ermemiş yetimin malını korumak
48. Livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak
49. Beş vakit namaza devam etmek
50. Haksız yere kimsenin malını yememek
51. Allah'a eş koşmamak
52. Zinadan sakınmak
53. İçki içmemek
54. Yalan yere yemin etmemek ve yalan konuşmamak.]]>
Teyemmünün Farzları https://www.32farz.gen.tr/teyemmunun-farzlari.html Fri, 07 Dec 2018 11:48:59 +0000 Teyemmümün farzları, güzel dinimiz İslamın biz Müslümanlara sağladığı kolaylıklardan birisidir. Suyun bulunmaması veya başka bir zaruri durumda abdest ve boy abdesti yerine yapılan bir fiziksel arınmadır. Teyemmümün farzları, güzel dinimiz İslamın biz Müslümanlara sağladığı kolaylıklardan birisidir. Suyun bulunmaması veya başka bir zaruri durumda abdest ve boy abdesti yerine yapılan bir fiziksel arınmadır.

Teyemmünün FarzlarıTeyemmümün farzları üç tanedir. Bunlar:

  • Niyet etmek
  • İki elin içini temiz toprağa sürüp, yüzün tamamını mesh etmek.
  • Elleri temiz toprağa vurup önce sağ kolu sonra kolu mesh etmek.

  • Yüce Allah (cc) teyemmüm hakında yüce kitabımız Kuranı Kerimde şöyle buyuruyor: ''Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünup iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsi münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprakla teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.''

    Yine Yüce Allah (cc) başka bir ayetinde ''Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı mesh edin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünup iseniz temizlenin. Hasta iseniz, veyahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, suda bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun içinde yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla mesh edin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye üzerinizde ki nimetini tamamlamak istiyor.''

    Teyemmüm Hanefi mezhebine göre temiz toprak, taş, kireç ve kum ile de olur. Fakat Şafii ve Hanbeli mezhebine göre sadece temiz toprak kullanmak gereklidir.

    Teyemmüm için gerekli şartları ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Abdest ve gusül için temiz su bulamamak.
  • Su kullanmaya mani olacak bir hastalık veya su kullanılırsa soğuktan hasta olma durumu.
  • Su kaynağının yanında tehlikeli bir hayvan veya düşman bulunması.
  • Hapiste olup su kullanamamak.
  • Ölüm tehdidi olması durumu.
  • Yolculukta olmak ve yanında sadece içebileceği kadar su bulunması.
  • Kuyu olsa da su çıkaracak imkanın olmaması.

  • Teyemmüm zaruretin bulunduğu hallerin ortadan kalkması ile ortadan kalkar. Yani hastalık durumu söz konusuysa hastalığın bitmesi veya su bulunamaması durumunda temiz bir su kaynağına kavuşulması ile teyemmüm ortadan kalkar. Bununla birlikte abdesti bozan şartlar teyemmümü de bozar. Bu durumda tekrar Teyemmümün farzlarına uyularak alınması gerekir.
    ]]>
    Gusül Abdestinin Farzları https://www.32farz.gen.tr/gusul-abdestinin-farzlari.html Sat, 08 Dec 2018 06:24:37 +0000 Gusül abdesti, Allah-u Teala'nın emrettiği, maddi ve manevi temizlik türüdür. Namazın tam olarak kabulü için abdestin ve guslün doğru alınması şarttır. Kadın ve erkeğin cünüplükten kurtulması, hayz ve hifasdan Gusül abdesti, Allah-u Teala'nın emrettiği, maddi ve manevi temizlik türüdür. Namazın tam olarak kabulü için abdestin ve guslün doğru alınması şarttır. Kadın ve erkeğin cünüplükten kurtulması, hayz ve hifasdan kurtulan kadınların manevi temizliğinin sağlanması için gusül abdesti almak şarttır.

    Gusül Abdestinin Farzları

    • Ağıza dolu dolu su alıp boğaza kadar çalkalamak( boğazın acıdığı hissedilecek şekilde))
    • Buruna su çekerek burnu yıkamak(burnun yandığı hissedilecek şekilde)
    • Tüm vücutta ıslanmayan hiçbir yer kalmayacak şekilde yıkanmak.

    Mezheplere Göre Gusül Abdestinin Farzları

    Gusül Abdestinin FarzlarıHanefi Mezhebi:

    • Ağız içini yıkamak
    • Burun içini yıkamak
    • Tüm bedeni yıkamak

    Maliki Mezhebi:

    • Niyet etmek
    • Tüm bedeni yıkamak
    • Delk
    • Muvalat
    • Saçları hilallemek

    Şafii Mezhebi:

    • Niyet
    • Tüm bedeni yıkamak

    Hanbeli Mezhebi

    • Niyet etmek
    • Besmele
    • Tüm bedeni yıkamak
    • Ağız içini yıkamak
    • Burun içini yıkamak

    Gusül abdesti alırken, Ağıza ve buruna dolu dolu su alınmalı. Ağız ve buruna alınan suya normal abdestten daha çok özen gösterilmelidir.

    Vücudun her bir yeri yıkanmalı ve iğne ucu kadar bile su değmemiş yer kalmamalıdır. Kulaklar, göbek çukuru özellikle el ile iyice yıkanmalıdır. Gusül suyu saç, sakal ve bıyık aralarına ve altındaki deriye mutlaka temas etmelidir. Saç, sakal ve bıyık altına su ulaşmaz ise gusül geçersiz sayılır. Kadınların saçları uzun ise tüm saçların iyice yıkanması şart değildir. Saç diplerine suyun ulaşması yeterli olacaktır.

    Küpe deliği varsa ve kapanmışsa, deliğin içi mutlaka yıkanmalı. Küpe deliklerinin ve göbek çukurunun ıslanmış olması mutlaka gusül için şarttır. Eğer kişi deliklerin ıslandığından emin değilse eli ile mutlaka ıslattığından emin olmalıdır.

    ]]>
    Abdestin Farzları https://www.32farz.gen.tr/abdestin-farzlari.html Sat, 08 Dec 2018 13:39:25 +0000 Abdest, Müslümanların belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve mest etmek suretiyle yapılan bir temizliktir. Abdest her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak yani ma Abdest, Müslümanların belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve mest etmek suretiyle yapılan bir temizliktir. Abdest her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak yani maddi ve manevi bütün pislik ve mikroplardan uzak kalmak için İslam dininin emrettiği önemli bir ibadettir. Abdestin farzları ile birlikte sünnetlerini de yapmak daha iyi olacaktır. Ancak bazen işimizden dolayı sünnetleri yapamayacak isek sadece farzları yaparak da abdestimiz geçerli olur. Abdestin farzları dört tanedir.

    Abdestin Farzları
    • Yüzü Yıkamak
    Yüzü bir defa yıkamak farzdır. Yüzün sınırları saçın bittiği yerden sakal veya çene altına ve kulakların köklerine kadar olan bölümü kapsar.

    Abdestin Farzları

    Gözlerin içine suyun girmesi gerekmez. Ancak abdest alırken gözler sıkılmaz ya da tamamen açık bırakılmaz ve normal bir şekilde yüz yıkanır. Dudaklar yumulduğu zaman dışarıda kalan kısımlar yüzün sınırlarıdır. Sakal, bıyık ve kaşın altına suyun ulaştırılması gerekir.
    • Kolları Dirseklerle Birlikte Yıkamak
    Parmak uçlarından kol dirseklerine kadar ( dirsekler de dahil) olan kısmı bir defa yıkamak farzdır. Eğer iğne ucu kadar kuru bir yer kalırsa veya tırnağının altına suyu geçirmeyecek ( boya, oje, hamur vb.) bir madde bulunursa abdest alınmış sayılmaz. Ancak boyacıların tırnaklarındaki boyalardan kaçınmasının mümkün olmayacağından dolayı bunlar abdeste zarar vermez. Tırnaklar parmak uçlarından dışarı taşacak kadar uzamış olursa o fazlalığı da yıkamak gerekir. Abdest alındıktan sonra fazla uzamış tırnakların kesilmesi abdestin yeniden alınmasını gerektirmez. Parmakta yüzük var ve geniş geliyor ise bu yüzüğü abdest alırken oynatmak sünnet, eğer yüzük parmağa dar ve altına su geçirmeyecek kadar parmağa oturmuş ise abdest alırken bu yüzüğü oynatmak ve alt kısmının da yıkanmasını sağlamak farzdır.
    • Başın Dörtte Birini Mesh Etmek
    Mesh kelime anlamı eli bir şeyin üzerinden geçirmek demektir. İbadet hukukunda ise suyun bir vücut organına isabet etmesidir. Başın mesh edilmesindeki farz oranı alın miktarıdır. Bu miktar ise başın dörtte biridir. Mesh ederken üç veya daha fazla parmağı kullanmak gerekir. İki parmak ile mesh yapılması caiz değildir. Başa giyilen sarık veya takke üzerine mesh etmek geçerli değildir. Kadınlarda da baş örtü üzerinden mesh edilmesi uygun değildir.
    • Ayakları Topuklarla Birlikte Yıkamak
    Sağlam ve çıplak ayakları topukları ile birlikte bir defa yıkamak farzdır. Yaralı veya mest ile örtülü ayakları yıkamaya gerek olmayıp sadece mesh etmek yeterli olacaktır. Bir kimsenin ayağında yarık varsa ve o yarığa su sızdırmayan bir ilaç krem sürmüşse o kimse ayağını yıkadığı zaman su yarığın altına geçmezse bu durumda su ayağa zarar verecekse abdest yerine getirilmiş sayılır ve bu caiz olur. Fakat su zarar vermiyorsa abdest tam olarak alınmış sayılmaz. Dolayısıyla zarar vermediği taktirde yarıklara su ulaşacak şekilde yıkamak gereklidir.
    ]]>
    İslamın Şartları https://www.32farz.gen.tr/islamin-sartlari.html Sat, 08 Dec 2018 20:36:23 +0000 ISLAMIN ŞARTI 5'DİR 1 - Namaz kılmak. 2 - Oruç tutmak. 3 - Zekat vermek. 4 - Hacca gitmek. 5 - Kelime-i şahadet getirmek (Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden a ISLAMIN ŞARTI 5'DİR

    1 - Namaz kılmak.

    2 - Oruç tutmak.

    3 - Zekat vermek.

    4 - Hacca gitmek.

    5 - Kelime-i şahadet getirmek (Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasuluhu.)
    İslamın Şartları]]>
    İmanın Şartları https://www.32farz.gen.tr/imanin-sartlari.html Sun, 09 Dec 2018 10:30:54 +0000 İMANIN ŞARTI 6'D1R. 1 - Allah'ın birliğine inanmak. 2 - Melklere inanmak. 3 - Kitaplara inanmak. 4 - Peygamberlere inanmak. 5 - Öldükten sonra dirilmeğe inanmak. 6 - Hay İMANIN ŞARTI 6'D1R.

    1 - Allah'ın birliğine inanmak.

    2 - Melklere inanmak.

    3 - Kitaplara inanmak.

    4 - Peygamberlere inanmak.

    5 - Öldükten sonra dirilmeğe inanmak.

    6 - Hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine inanmak.
    İmanın Şartları]]>
    32 Farz https://www.32farz.gen.tr/32-farz.html Sun, 09 Dec 2018 23:19:02 +0000 32 Farz Her müslümanın, otuz iki farzı bilmesi ve uygulaması gereken Farz ameldir. 32 Farz doğrudan değil, bir çok amelin ve yapılması gerekenlerin to 32 Farz
    Her müslümanın, otuz iki farzı bilmesi ve uygulaması gereken Farz ameldir. 32 Farz doğrudan değil, bir çok amelin ve yapılması gerekenlerin toplamından bulunmaktadır.

    32 Farz Ana Öğeleri Şöyledir.
    İmanın şartı: Altı (6)
    İslamın şartı: Beş (5)
    Namazın farzı: Oniki (12)
    Abdestin farzı: Dört (4)
    Guslün farzı: Üç (3)
    Teyemmümün farzı: İki (2)
    Bunları Toplamı : 32 Farz'ı Oluşturur.

    Şimdi 32 Farz'ı Alt Detayları İle Ele Alacağız.

    İmanın şartları (6)
    1 - Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.
    2 - Meleklerine inanmak.
    3 - Allahü teâlânın indirdiği Kitaplarına inanmak.
    4 - Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.
    5 - Ahiret gününe inanmak.
    6 - Kadere, yani hayır ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

    İslamın şartları (5)
    7 - Kelime-i şehadet getirmek.
    8 - Her gün beş kere vakti gelince namaz kılmak.
    9 - Malın zekatını vermek.
    10 - Ramazan ayında her gün oruç tutmak.
    11 - Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.


    32 Farz
    Namazın farzları (12)
    a) Dışındaki farzları altıdır. Bunlara şartları da denir.
    12 - Hadesten taharet.
    13 - Necasetten taharet.
    14 - Setr-i avret.
    15 - İstikbal-i Kıble.
    16 - Vakit.
    17 - Niyet.
    b) İçindeki farzları da altıdır. Bunlara rükün denir.
    18 - İftitah veya Tahrime tekbiri.(Bazı âlimler, iftitah tekbirinin, namazın dışında olduğunu söylemişlerdir. Bunlara göre, namazın şartları 7, rükünleri ise 5 olmaktadır.)
    19 - Kıyam.
    20 - Kıraat.
    21 - Rüku.
    22 - Secde.
    23 - Ka’de-i ahire.

    ]]>
    Abdestin farzları (4)
    24 - Abdest alırken yüzü yıkamak.